Aydınlanma öncesi laisizm ve sekülarizm

Makale Özeti / Spot

Laiklik ve sekülarizm farklı kavramlar mıdır? Evet. Kesişen kümelerdir ama aynı değildirler. Bu terimlerin anlamlarının zamanla değiştiğini baştan söylemek gerek. Laik –laicus- teriminin macerası ilginçtir. Başlangıçta “Tanrının halkı” manasında olumlu bir anlam yüklü olan bu terim, Yüksek Orta Çağ’da (MS 476 Batı Roma’nın yıkılışı-MS 1000 veya 1066’da Norman kralı William the Conqueror’un İngiltere’yi istila edişi arasında geçen süre) idiota et illitteratus anlamında kullanılıyor; aptal ve cahil, eğitimsiz Hristiyan manasında. Ancak 14. Yüzyılda –geç bir tarih- laik terimi yeniden olumlu bir anlam kazanıyor. Tepe noktası Gratian’ın Decretum’unda (1140 yılı civarı) geçen Duo sunt genera Christianorum sayılıyor. İki tür Hristiyan var; laikler ve kilise mensupları. Burada laikler –cahil halk- aşağılanıyor çünkü onlar Hristiyanlığın erdemlerini tam olarak kavramaları zaten beklenmeyen bir kitle olarak görülüyor. Fiilen de durum bu çünkü okuma-yazma, hukuk (Latince), muhasebe (aritmetik) neredeyse sadece kilise mensuplarının öğrenebildiği sanatlardı. Örneğin Charlemagne imparator olduğunda adını yazamıyordu.

Yazının Tamamını Kaynağında Okuyun

Telif hakları gereği sitemizde köşe yazısının özeti yer almaktadır. Yazının tamamı için Ekonomi Gazetesi sayfasına gidebilirsiniz.

Kaynağa Git (Ekonomi Gazetesi)
Bu Makaleyi Paylaş (Makale Dünyası Bağlantısı)