Popüler Köşe Yazarları (Her Kaynaktan Seçkin Kalemler)

414 Makale
319 Yazar
Prof. Dr. Hasan Okuyucu

Prof. Dr. Hasan Okuyucu

Haberler.com • 1 yazı
Fahrettin Masum Budak

Fahrettin Masum Budak

Marmara Haber • 3 yazı
Güneş Aksüs

Güneş Aksüs

Köşe Yazıları TR • 1 yazı
Mehmet Fethi Aktürk

Mehmet Fethi Aktürk

Aktürk Haber • 2 yazı
Mustafa Alyaz

Mustafa Alyaz

A Türkiye • 3 yazı
Turgay Sözen

Turgay Sözen

DVT Haber • 4 yazı
Önder Güzelarslan

Önder Güzelarslan

Doğayı Dinle • 2 yazı
Prof. Dr. Fatih ÖZATAY

Prof. Dr. Fatih ÖZATAY

Ekonomi Gazetesi • 1 yazı
Mete BELOVACIKLI

Mete BELOVACIKLI

Ekonomi Gazetesi • 1 yazı
Seyfettin GÜRSEL

Seyfettin GÜRSEL

Dünya Gazetesi • 2 yazı
Özgür ERDURSUN

Özgür ERDURSUN

Dünya Gazetesi • 2 yazı
Turgay Demir

Turgay Demir

Köşe Yazıları TR • 1 yazı
Janis Emmanouilidis

Janis Emmanouilidis

Karar • 1 yazı
Çağdaş Ertuna

Çağdaş Ertuna

Milliyet • 1 yazı
Mesut Parlak

Mesut Parlak

Sözcü • 2 yazı
Ebru Doğdu

Ebru Doğdu

Hürriyet • 1 yazı
Serdar Tuncer

Serdar Tuncer

Yeni Şafak • 1 yazı
AHMET ÇAKAR

AHMET ÇAKAR

Sabah • 1 yazı
Süleyman Gülek

Süleyman Gülek

Yeni Akit • 1 yazı
Cengiz YILDIZ

Cengiz YILDIZ

DVT Haber • 4 yazı
Mehmet Akif KARAKOÇ

Mehmet Akif KARAKOÇ

Sanayi Gazetesi • 1 yazı

Başyazı

Günün öne çıkan başyazı ve analiz seçkisi

Endüstri 4.0 Çağında Dünyada ve Türkiye’de Sanayi (III)

Türkiye, köklü bir üretim deneyimine, geniş bir sanayi altyapısına ve uluslararası pazarlara ulaşan işletmelere sahip. Ancak sanayide kalıcı güç, yalnızca üretim miktarını ve ihracatı artırmakla sağlanamaz. Üretim gücünü teknolojik yetkinlik, verimlilik, nitelikli insan kaynağı ve yüksek katma değerle buluşturmak; bu kazanımları toplumsal refaha dönüştürmek gerekiyor.

Ha bu da bize ders olsun

Küresel likidite bolluğunun sona ermesiyle dış borçlanma imkânlarının daralması, Türkiye’yi 2018-2019 krizine sürükleyen temel kırılganlıklardan biri oldu. Şirketlerin döviz açık pozisyonunun yeniden kritik seviyelere ulaştı. Finansal riskler yalnızca ekonomiyi değil, ülkenin dış politikadaki hareket alanını da etkileyebilecek düzeyde.

Anayasa, fon, ekonomi; durumlar iyi mi?

Anayasa değişikliğine ilişkin farklı senaryolar ve Terörsüz Türkiye süreci gündemdeki yerini korurken, fon skandalı siyasetteki tartışmaları daha da alevlendiriyor. Ekonomik sıkışmışlığın toplumsal öfkeyi büyüttüğüne dikkat çeken değerlendirmeler, seçmenin adalet ve hesap verebilirlik konusundaki beklentilerinin sandığa nasıl yansıyacağı sorusunu öne çıkarıyor.

Beyin göçü giderek hızlanıyor

Son yıllarda Türkiye’nin önemli sorunlar lis­tesine giren bir sorun da beyin göçü oldu. Bu kavramla bir ülkede iyi yetişmiş kişilerin kalıcı olarak yurt dışına yerleşmesi kast ediliyor. Bu du­rumda beyin göçü veren ülke önemli ölçüde kamu kaynağı harcayarak yetiştirdiği beşeri sermaye­sinin kaymak tabakasının bir bölümünü kaybe­diyor. Ekonomik kalkınma sürecinde önemli bir üretim faktörü kaybı. Bu kaybın encamı ve kom­pozisyonu, zaman içinde nasıl bir seyir izlediği hakkında bir fikir sahibi olabilmemiz için göçü ölçmemiz gerekiyor. Bu da kolay bir iş değil.

Cevabı bulamadığımız için mi ayrıyız soruyu soramadığımız için mi bir olamıyoruz?

Fark edeni çok, dert edeni az, çare önereni ise neredeyse yok bir meselemiz var bizim: İttihad-ı İslam. Ve bu konuda kafamız bir hayli karışık. Ümmetin bir türlü bir olamayışına mı ağlasak, hiç olmazsa bir olmamız gerektiği hususunda bir araya gelebilişimize mi mutlu olsak, bu birliğin nasıl sağlanacağı konusunda farklı düşündüğümüz için daha yola çıkarken ayrılmaya başlamamıza mı kahrolsak, bilemiyoruz. Kafamız karışık. Niçin bir araya gelemediğimize cevap aramaktan ziyade, vahdetle neyi kastettiğimize

Fil Akıllı Demokrasi

Yapay zekaya göre; fil aklı (filin zekası) ile demokrasi kavramı oldukça ilginç ve düşündürücü bir benzetme olabilir. Bu benzetmede, filin aklı, bir toplumu yöneten veya kararlar alan bilinçli, akıllı ve dikkatli bir düşünce yapısını temsil edebilir. Demokrasi ise, halkın iradesine dayanan, çoğulculuk ve katılım esasına göre karar alınan bir yönetim biçimi. Peki öyle midir?