Piyasalarda dibin de dibi var mı? Yoksa her şey zaten satın alındı mı?
Bugünlerde piyasayı izlemek de bir yatırımcı olmak da hem getirisi hem de yarattığı psikoloji açısından oldukça yıpratıcı. Negatif etki yaratabilecek gündem maddeleri birbiri ardında sıralanıveriyor. Hangisi önceydi hangisi sonraydı onu bile artık karıştırır hale geldik. Mesela MSCI’ın Türk hisselerinde şeffaflık ve fonlarla ilgili uyarılarının ardından alınan önlemler mi fon skandalına gitmemizin vesilesi oldu yoksa zaten şişmiş olan balonun patlaması sonrasında mı bu endeks düzenleyici kuruluşların uyarıları piyasadaki sorunları derinleştirdi?.. Bir de üzerine açıklanan bilançoların hiç de iç açıcı gelmemesi, enerji ve lojistik maliyetleri gibi yakın coğrafyalardaki savaş gündeminin finansallara sızmasıyla zaten güven sorunu yaşayan Borsa İstanbul’da fiyatların iyice dibe vurması…. Ama bu piyasayı yeteri kadar uzun süredir takip edenlerin daima bildiği bir gerçek vardır: Dip dediğiniz şey çok görecelidir. Peki henüz satın alınmamış, yani bilmediğimiz, hisse senetlerini dibin de dibine götürecek gibi bir durum var mı? En sıcak olan gündem maddesinden başlayalım.
Sosyal Medya ile Otomatik Kayıt & Giriş