Popüler Köşe Yazarları (Her Kaynaktan Seçkin Kalemler)

414 Makale
319 Yazar
Prof. Dr. Hasan Okuyucu

Prof. Dr. Hasan Okuyucu

Haberler.com • 1 yazı
Fahrettin Masum Budak

Fahrettin Masum Budak

Marmara Haber • 3 yazı
Güneş Aksüs

Güneş Aksüs

Köşe Yazıları TR • 1 yazı
Mehmet Fethi Aktürk

Mehmet Fethi Aktürk

Aktürk Haber • 2 yazı
Mustafa Alyaz

Mustafa Alyaz

A Türkiye • 3 yazı
Turgay Sözen

Turgay Sözen

DVT Haber • 4 yazı
Önder Güzelarslan

Önder Güzelarslan

Doğayı Dinle • 2 yazı
Prof. Dr. Fatih ÖZATAY

Prof. Dr. Fatih ÖZATAY

Ekonomi Gazetesi • 1 yazı
Mete BELOVACIKLI

Mete BELOVACIKLI

Ekonomi Gazetesi • 1 yazı
Seyfettin GÜRSEL

Seyfettin GÜRSEL

Dünya Gazetesi • 2 yazı
Özgür ERDURSUN

Özgür ERDURSUN

Dünya Gazetesi • 2 yazı
Turgay Demir

Turgay Demir

Köşe Yazıları TR • 1 yazı
Janis Emmanouilidis

Janis Emmanouilidis

Karar • 1 yazı
Çağdaş Ertuna

Çağdaş Ertuna

Milliyet • 1 yazı
Mesut Parlak

Mesut Parlak

Sözcü • 2 yazı
Ebru Doğdu

Ebru Doğdu

Hürriyet • 1 yazı
Serdar Tuncer

Serdar Tuncer

Yeni Şafak • 1 yazı
AHMET ÇAKAR

AHMET ÇAKAR

Sabah • 1 yazı
Süleyman Gülek

Süleyman Gülek

Yeni Akit • 1 yazı
Cengiz YILDIZ

Cengiz YILDIZ

DVT Haber • 4 yazı
Mehmet Akif KARAKOÇ

Mehmet Akif KARAKOÇ

Sanayi Gazetesi • 1 yazı

Baba sanayiyi bıraktı, oğulları, ‘En tatlı start-up girişimcisi’ oldu

Eski Konya Sanayi Odası Başkanlarından Tahir Büyükhelvacıgil’in oğulları, Kadir, Osman Nuri ve Serhat, kurdukları Roro Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ ile başladıkları şekerleme işini hızla büyütüyor. CandyZoo markasıyla İstanbul’da üç şekerleme dükkanı ve Anpa Gross’lar içinde satış noktaları kuran Kadir Büyükhelvacıgil, “E-ticarette de hem yurt içinde hem yurt dışına satışlarımız hızlı büyüyor. Aylık ortalama 10 ton şekerleme, 5-6 ton çikolata satabiliyoruz. İlk mağazamızı Mayıs 2024’te Kadıköy çarşıda açmıştık. İkincisini, Kadıköy Terminal’de açtık. Mall Of İstanbul’da da yakın zamanda açılışımızı yaptık, kısa süre sonra Marmara Forum’da bir mağaza daha açıyoruz” diyor. Kadir’e, neden şekerleme işine girdiğini soruyorum ve şöyle başlıyor anlatmaya:

Ürünü sattık, peki sorumluluğumuz bitti mi? 

Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlandığı bu dönemde, yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi gündemimizde daha fazla yer tutuyor. Tam da bu ortamda, YASED’in düzenlediği “Sorumluluktan Döngüselliğe: GÜS, Döngüsel Ekonomi ve Uluslararası Yeşil Yatırımlara Etkileri” panelinde; Nestlé CEO’su Bernie Stefan, Honeywell Genel Müdürü Emre Kuzu ve SGS Türkiye Genel Müdürü Nadin Hacerestunc ile ‘Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (GÜS) konusunu farklı yönleriyle ele alma fırsatı bulduk. 

Türk sanayii 'Made in EU' tehdidi altında

AB’nin “Made in Europe” yaklaşımı, Türkiye’nin Gümrük Birliği avantajlarını fiilen zayıflatabilecek yeni bir sanayi politikası sınavına dönüşüyor. Kamu destekleri ve yerli üretim şartlarıyla Türk sanayisinin rekabet gücünü tehdit eden düzenleme karşısında, Türkiye’nin Avrupa menşei kapsamına alınması için diplomatik girişimlerini hızlandırması gerekiyor.

Küresel ekonomide kıyamet alametleri ve Türkiye

Tam bir sene önce, dünya ekonomisinde artan borçluluk trendine dikkat çekmiş ve varlık değerlerinin milli gelire oranının daha önceki küresel krizlerdeki seviyelere ulaştığına dair bazı verileri paylaşmıştım. O zaman demiştim ki dünyanın önünde üç seçenek var: enflasyonla borçları eritmek, yapay zekâ ile verimliliği artırıp toplam geliri yükseltmek ya da başka bir küresel krizi beklemek. Aradan bir sene geçti, borçlar daha da arttı ve yapay zekânın verimlilik üzerindeki etkilerinin görülmesi hâlâ bekleniyor. Gelin, beliren kıyamet alametlerine bakalım.

AB’nin ödemesi gereken fatura…

Avrupalı otomotiv üreticileri on yıllardır Türkiye’de milyarlarca dolarlık yatırımlarla üretim yaparken AB’nin yeni sanayi politikası Türkiye’de üretilen araçları “Avrupa Malı” tanımının dışında bırakıyor. Bu tercih yalnızca otomotivle sınırlı kalmayabilir. Türkiye’nin Gümrük Birliği kapsamında üstlendiği yükümlülükleri, karşılığında elde ettiği hakları ve Avrupa’ya karşı kullanabileceği ekonomik kozları yeniden sorgulaması gerek.

Oyundayız, masada değil!

AB’nin “Made in Europe” yaklaşımı, Türkiye’nin otomotiv ihracatı ve Avrupa’yla bütünleşmiş üretim zinciri için yeni riskler doğuruyor. Otomotiv ihracatının yüzde 72,5’ini AB’ye yapan Türkiye’nin, mevcut yatırımlarını ve tedarik zincirlerini korumak için ortak üretim gücünü somut verilerle ortaya koyması ve müzakere masasına kapsamlı bir stratejiyle oturması gerekiyor.

1 2 3